LDL kolesterol yüksek çıktığında tabakta neler değişebilir?
LDL kolesterol yüksek çıktığında ilk akla gelen yumurtayı bırakmak olur. Oysa tabakta asıl fark yaratabilen başlıklar başka: yağın türü, lif ve öğün düzeni.

Kurumsal seminerlerde ve klinikte bize en sık gelen soru şaşırtıcı biçimde hep aynı: "LDL'im yüksek çıktı, yumurtayı bırakayım mı?" Yumurta bu konuşmanın bir parçası, ama çoğu zaman en önemli parçası değil. Bu yazıda LDL kolesterolün ne olduğunu, laboratuvar raporundaki sınıfların nasıl okunduğunu ve tabakta hangi değişikliklerin LDL üzerinde etkili olabildiğini genel bilgi olarak anlatıyoruz. Kendi değerinizin sizin için ne anlama geldiğini, risk durumunuzu ve ilaç gerekip gerekmediğini hekiminiz değerlendirir; tanı ve tedavi hekiminizce yapılır.
LDL kolesterol ne anlatır?
Kolesterol, yağda çözünen bir madde olduğu için kanda tek başına dolaşamaz; lipoprotein adı verilen taşıyıcı paketlerin içinde taşınır. LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein), kolesterolü karaciğerden dokulara taşıyan paketlerin başlıcasıdır. Kanda uzun süre yüksek düzeyde bulunduğunda damar duvarında birikime katkıda bulunduğu için halk arasında "kötü kolesterol" olarak anılır. HDL ise fazla kolesterolün karaciğere geri taşınmasında rol oynar.
Rutin tahlillerde LDL çoğu zaman doğrudan ölçülmez, toplam kolesterol, HDL ve trigliserit değerlerinden hesaplanır. Trigliserit çok yüksek olduğunda, yaygın kullanılan Friedewald formülüyle yapılan bu hesap güvenilirliğini kaybeder; laboratuvarlar genellikle trigliserit 400 mg/dL'nin üzerindeyse LDL'yi hesaplamaz ya da doğrudan ölçüm yapar. Raporunuzda "hesaplanmış LDL" ya da "direkt LDL" ifadesini görmenizin nedeni budur.
Raporlardaki sınıflar nasıl okunur?
Laboratuvar raporlarında ve sağlık kaynaklarında en çok karşılaşılan çerçeve, ABD Ulusal Kolesterol Eğitim Programı'nın (NCEP ATP III) yetişkinler için tanımladığı sınıflamadır:
| LDL kolesterol (mg/dL) | Sınıf |
|---|---|
| 100'ün altı | Optimal |
| 100–129 | Optimale yakın |
| 130–159 | Sınırda yüksek |
| 160–189 | Yüksek |
| 190 ve üzeri | Çok yüksek |
Bu tablo genel bir sınıflamadır, kişisel hedef değildir. Daha önce kalp krizi geçirmiş, diyabeti olan, sigara içen ya da ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan bir kişi için hekimin belirlediği hedef, bu tablodaki "optimal" sınırından çok daha düşük olabilir. Risk değerlendirmesi yaş, kan basıncı, sigara, diyabet ve aile öyküsü gibi pek çok bilginin bir arada ele alınmasıyla yapılır. LDL 190 mg/dL ve üzerinde çıktığında ise hekimler genellikle ailesel hiperkolesterolemi gibi kalıtsal nedenleri de araştırır; bu durumda beslenme önemli bir destek olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Parametrenin genel açıklamasını tahlil rehberimizdeki LDL sayfasında bulabilirsiniz.
Tabakta en çok fark yaratabilen başlıklar
Yağın türü
LDL üzerinde en belirgin etkisi olan beslenme başlıklarından biri, doymuş ve trans yağların miktarıdır. Doymuş yağlar en çok tereyağında, kuyruk yağında, kaymakta, tam yağlı peynirlerde, sucuk, salam ve pastırma gibi işlenmiş etlerde, yağlı kırmızı ette ve hindistan cevizi ile palm yağında bulunur. Trans yağlar ise kısmi hidrojenize yağlardan üretilen bazı margarinlerde, hazır hamur işlerinde, paketli bisküvi ve krakerlerde karşımıza çıkabilir; ambalajda "kısmen hidrojenize" ifadesini görmek iyi bir uyarıdır.
Burada amaç yağı hayattan çıkarmak değil, türünü değiştirmek. Kuru fasulyeyi kuyruk yağı ya da tereyağı yerine zeytinyağıyla pişirmek, kahvaltıda sucuklu yumurtayı haftada bir keyfe çevirip diğer günlerde zeytinyağlı domatesli yumurta yapmak, böreği tereyağı yerine zeytinyağıyla açmak bu tür yer değiştirmelere örnek. Araştırmalar, doymuş yağın yerine zeytinyağı, fındık, ceviz ve yağlı balık gibi doymamış yağ kaynaklarının konmasının LDL'ye olumlu yansıyabildiğini gösteriyor.
Çözünür lif
Baklagiller, yulaf ve arpa, elma ve armut gibi meyveler, bamya ve patlıcan gibi sebzeler çözünür lif içerir. Çözünür lif bağırsakta safra asitlerine bağlanarak vücuttan atılmalarına yardım eder; karaciğer de yeni safra asidi üretmek için kandaki kolesterolü kullanır. Haftada birkaç kez mercimek, nohut, kuru fasulye ya da barbunya pişirmek, kahvaltıya yulaf eklemek, pilavı zaman zaman arpa şehriyesi yerine bulgur ya da firik ile yapmak, bu açıdan Türk mutfağının zaten sunduğu kolaylıklardır.
Yumurta ve besinlerdeki kolesterol
Besinlerle alınan kolesterolün kandaki LDL'ye etkisi kişiden kişiye farklılık gösterir ve çoğu kişide doymuş yağın etkisinden daha sınırlıdır. Bu yüzden yumurtayı tamamen bırakmak yerine, yanında ne yendiğine bakmayı öneriyoruz: tereyağında kızarmış sucukla birlikte yenen yumurta ile domates, biber ve zeytinyağıyla pişen menemen aynı tabak değildir. Kaç yumurtanın sizin için uygun olduğunu ise genel sağlık durumunuza göre diyetisyeninizle konuşmanız gerekir.
Gündelik sofraya uyarlamak
Seminerlerde katılımcıların en çok zorlandığı konu, öğle yemeklerinin iş yerinde ya da dışarıda yenmesi. Burada her şeyi kontrol etmek mümkün değil, ama birkaç seçim tabağı belirgin biçimde değiştirebilir. Esnaf lokantasında kızartma yerine zeytinyağlı bir sebze yemeği ve yanında bir kâse yoğurt, döner yerine ızgara köfte ile bol salata, pide yerine lahmacun ve yanında maydanoz-limon, yemek sonrasında sütlü tatlı yerine mevsim meyvesi bu seçimlere örnek. Akşam evde ise haftada en az iki kez balık pişirmek, salatalara bir avuç ceviz eklemek ve kızartmayı fırına çevirmek düşünülebilir.
Alışveriş sırasında da birkaç küçük kontrol işe yarıyor. Paketli ürünlerin besin değeri tablosunda doymuş yağ miktarına bakmak, içindekiler listesinde "kısmen hidrojenize" ifadesini aramak, şarküteri reyonunda işlenmiş et yerine haftalık menüye kuru baklagil ve balık eklemek bunlardan bazıları. Mutfakta ise pişirme yönteminin payı büyük: kızartma yerine fırın, ızgara ya da buğulama; kavurma yerine sulu yemek; yemeğin üstüne eklenen tereyağlı sos yerine pişince gezdirilen bir kaşık zeytinyağı aynı yemeği farklı bir tabağa çevirebilir. Kurumsal seminerlerde bu yer değiştirmeleri, iş yeri yemekhanelerinin menüsü üzerinden örnekleyerek anlatıyoruz; katılımcıların çoğu, değişikliklerin sanıldığından küçük olduğunu görünce şaşırıyor.
Ramazan sofrası da ayrıca konuşulması gereken bir konu. İftarda kızartmalar, kavurmalı pideler ve şerbetli tatlılar art arda geldiğinde doymuş yağ ve şeker yükü bir ay boyunca her akşam yükselir. Çorbayla başlayıp ardından zeytinyağlı bir sebze yemeği ya da baklagil ile devam etmek, tatlıyı her akşam yerine haftada birkaç kez ve küçük porsiyonla sınırlamak, sahurda ise peynir, yumurta, yoğurt ve tam tahıllı ekmekle sade bir sofra kurmak düşünülebilir.
Beslenmenin yanında düzenli fiziksel etkinlik, sigaranın bırakılması ve fazla kilosu olanlarda kilo yönetimi de kalp-damar sağlığının parçaları. LDL'yi düşürmek için ilaç başlanmışsa beslenme değişiklikleri ilacın yerini tutmaz; ikisi birlikte yürür. İlacı kendi kararınızla bırakmamanızı, değer düştü diye dozunu değiştirmemenizi özellikle rica ediyoruz. Yüksek kolesterolde nasıl çalıştığımızı kolesterolde beslenme sayfamızda anlattık.
Lipid tahlillerinizi beslenme açısından konuşmak isterseniz randevu sayfasından görüşme planlayabilirsiniz.
Sık sorulanlar
LDL kolesterol testi için aç gitmek gerekir mi?
Bazı laboratuvarlar ve kılavuzlar rutin lipid testinin aç olmadan da yapılabileceğini kabul eder; ancak trigliserit yüksekse ya da hekim istemişse açlık gerekebilir. Hangi hazırlığın gerektiğini testi isteyen hekiminize ve laboratuvara sorun.
Zeytinyağı kolesterolü düşürür mü?
Zeytinyağının tek başına kolesterolü düşürdüğünü söylemek doğru olmaz. Araştırmalar, tereyağı ve kuyruk yağı gibi doymuş yağların yerine zeytinyağı gibi doymamış yağların kullanılmasının LDL'ye olumlu yansıyabildiğini gösteriyor; yani etkiyi yaratan, yer değiştirmedir.
Beslenmeyle LDL ne kadar düşer?
Bu sorunun herkes için geçerli bir yanıtı yok. Başlangıç değeri, kalıtsal etkenler, mevcut beslenme düzeni ve değişikliklerin ne kadar sürdürüldüğü sonucu etkiler. Kontrol tahlillerinin zamanlamasına ve tedavi gerekip gerekmediğine hekiminiz karar verir.



